[wr_vc_section_image animate=”yes” image=”461″]
[wr_vc_section_heading featyretype=”st2″ title=”MARKA KİMLİĞİ VE MEKÂN TASARIMI İLİŞKİSİ”][/wr_vc_section_heading]

Bir marka için ürün veya hizmetlerinin sergileneceği mekânların tasarımları kritik bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Markaların kullanıcıları ile etkileşime geçtiği en önemli alan olan hizmet ve satış mekânları tasarlanırken, markanın tüm değer, kavram ve unsurları ile birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle markanın ve kurumun savunduğu değerler ve yaratmak istediği duygular, mekân kurgusunda rol oynamalıdır.

Günümüzde küresel rekabetin fazlası ile yaşandığı koşullarda kurumların varlıklarını sürdürebilmelerinin en etkili yolu etkin kurum ve marka kimliklerine sahip olmaları ve bu kimliklerini ticari faaliyetlerine yansıtabilmeleridir. Kurumların kimlik stratejilerini iletişim çalışmalarının bütününe yansıtmaları gerekmektedir. Mimari mekân deneyimleri markaya ait mekânları ziyaret eden kitlelerin zihinlerinde yer eder ve markalar diğer iletişim unsurları kadar mekânları ile de kitlelerin hafızalarına yer ederler.

Geçmişte hatta günümüzde bile, marka kimliği denildiğinde, görsel ifade araçları olarak zihinlerde sadece marka logosunun yer etmiş olması genellikle karşılaşılan bir durumdur. Zihinlerde yer etmesi gereken sadece logo değil, iletişim çalışmalarının bütünü olmalıdır. Mimari mekân kurgusu, kurum için hedef kitlenin aklında bir imaj oluşmasına yardımcı olan önemli ifade araçlarından birisidir. Marka kimliğin bir parçası olarak mimari tasarım, bazen sadece bir mimari elemanı veya parçayı, bazen de mekan birimlerini veya mekânın tümünü ifade etmektedir.